İdeal İlişki Nasıl Olmalı



Bir ilişkiden beklentin nedir?
İnsanlar ilişkilerden farklı şeyler bekleyebilir. Kimisi ilgi bekler, kimisi sadakat, kimisi ise cinsellik,
aidiyet-sahiplenme, şefkat…
Benden beklentin nedir?
Partnerlerimizin hayallerimize yüzde yüz uyan kimseler olmayacağını bilmekte fayda var. Peki
partnerlerden ne beklenir? İlgi, güven, sadakat, hoşgörü, anlayış, kanaatkar olmak, sabırlı olmak,
yardımsever olmak, empati, cinsellik, para, fiziksel görünüm… Bunları çok şekilde uzatabiliriz.
Aile içindeki rollerimiz nasıl olacak?
Erkek evine ekmek getiren, kadın ise çocukların anası, evin aşçısı mı olacak? Roller farklılaşabilir mi?
Kadın çalışabilir mi? gibi sorulara cevap bulmakta fayda var. Rollerin dağılımında adalet sağlanabilir
mi?
Bir ailedeki en önemli değerler nelerdir?
Sıcak bir yuva kim istemez ki 🙂 sıcak bir yuvanın olması için de partnerimize değer vermeli ve
değerlerine saygı göstermeliyiz. Doğruluk, dürüstlük, sadakat, güven, sevgi, saygı, ilgi, sorumluluk vs.
5 yıl sonrasını nasıl hayal ediyorsun?
Neredeyse hepimizin bir evlilik hayali vardır. Peki, bu hayal için de neler mi var? Bazen tatlı bir çocuk,
bazen film, sinema, kitap kültür-sanat etkinlikleri ve bazen akraba-arkadaş ziyaret/sohbetleri.
Para senin için ne kadar önemli?
Aşk mı para mı diye sormak isterdim aslında. Bu kadar net bir seçim yapmak olması gereken bir seçim
olmayacaktır. Tabiki de para. Şaka şaka☺ Evet aşk önemli fakat paranın olmadığı yerde aşk yeterli
olmayabiliyor. Kısacası aşk karın doyurmuyor. İhtiyaçlarımızı giderebilmemiz için mutlaka paraya
ihtiyacımız vardır. Giderilmeyen ihtiyaçlar başka sorunlara, soğumalara ve aşkın sona ermesine bile
sebep olabiliyor.
Saygı, sevgi, doğruluk, güven ve sadakat kavramlarının önemi nedir?
Tabiki bu kavramların hepsi de önemli. Yazımın başından bu yana bunlara verdiğim önemin farkına
varmışsınızdır. Kimisi ise bunların arasında seçim yapmak zorunda kalıyor aslında bunların hepsi
birbiriyle ilişkili fakat bazen biri daha ağır basabiliyor.
Yaşlanan ebeveynlerle ilgilenme durumu nasıl olacak?
Evlilik güzel bir yapı fakat bazen ebeveynlerin durumu bu güzel yapıyı çok zorlaştırabiliyor. Bizi bir yaşa
kadar getirip evlenmemize ve hatta ölümlerine kadar hep yanımızda olmasını istediğimiz bu kişilere
nasıl bakacağız, kim bakacak ve nerede yaşayacaklar? Kimisi için bunlar zevkle yapılacak şeylerken
kimisi için bir kabus olabiliyor.
Hatır için acı kahve içilir mi?
Aslında soru basit. Fedakarlık, sabır ve kabullenme durumlarını birlikte içeriyor. Bazen çok saçma ve
yararsız görünen bir durumu partnerimiz istedi diye yapmak durumunda kalırız. Bu basit bir istek
olabildiği gibi bazen karmaşıklaşabiliyor. Örneğin; çatışma durumlarında partnerimizi kırmamak adına
sessiz kalıp öfkenin geçmesini beklemek şeklinde de olabiliyor.
Haklı olduğun halde özür dileyebilir misin?
Biraz önceki soruyla ilişkili bir soru. Sabırla susabilmek. Kendine bazı şeyleri yedirebilmek, öfkesine,
isteklerine, duygularına karşı koyabilmek.


Çatışma durumları nasıl çözülür?
Kesinlikle şiddet içermeyen bir cümle kurmanızı diliyorum bu konuda. Aslında insan ilişkilerinin çoğu
iletişim problemlerinden kaynaklanıyor. Etkili bir iletişim ile çatışmalar çok basit bir fikir alışverişine
dönüşebiliyor. Hatta çatışmadan söz etmek bile mümkün olmayabiliyor. Bu konuda en önemli olanı
ise ‘ben dili’ni kullanabilmek olabilir.
Bir ailede küslük olur mu? Olursa ne kadar sürebilir?
Kimisi için bir trip, kimisi için bir savunma mekanizması, kimisi için ise çözümü zamana bırakmak
anlamına gelebiliyor. Aile içinde mutlaka darılmalar olabiliyor ve bir şekilde hallediliyor. Peki, nasıl ve
ne kadar sürüyor? Aynı yastığa başımızı küs bir şekilde koyabilmek pek mümkün görünmüyor.
Unutmayın, küs geçirilen geceler ayrılığa kapı aralar.
Affedebilmek nasıl bir durumdur? Affedilen şeyler tekrar gün yüzüne çıkar mı?
Affedebilmek aslında çok basit ve olması gereken bir durum fakat affetme oranına göre aynı yanlışa
düşme sıklığı artıyor. Her şey affetmekle de bitmiyor tabi. Affedilen bazı durumlar tekrar gün yüzüne
çıkabiliyor. Kimisi için geçmişte affedilenler akılda tutulurken kimisi için ise unutulması gereken hoş
olmayan bir anı olarak beyne atılıyor.
İnsanlar olduğu gibi mi kabul edilmeli yoksa değişim için zorlanmalı mıdır?
Kişiler partnerlerini çoğunlukla kabul ederler fakat bazı yönlerini oldukları gibi kabul etmek yerine
değiştirilmesi ve törpülenmesi gereken yönler olarak düşünürler. Evet, zararlı alışkanlıkların olduğu
gibi kabul edilmesi söz konusu olamaz fakat farklılıkları değiştirmeye çalışmak asıl odaklanmamız
gereken konuları kaçırmamıza neden olabiliyor.
Beraber yola çıktığın birini yolda bırakmak nasıl bir durumdur?
Evet bazen partnerimizi yanlış tanımamız veya partnerimizin sürpriz kutu olması yol ayrımlarına
neden olabiliyor. Günümüzde ayrılıkların daha kolay bir hal alması ayrılıkların normalleşmesine neden
olabiliyor. Şiddet ve şiddetli geçimsizliklerin ayrılık sebebi olması görülürken günümüzde aşk bitti,
sıkıldım değiştirmek istiyorum gibi gayriciddi nedenlerle de ayrılıklar gündeme gelebiliyor.
Din’in hayatımızdaki yeri nedir? Dini sorumluluklarımızın yerine getirilmesi veya getirilmemesi
evliliğimizi nasıl etkiler?
Din özgürce yaşanılabilecek bir inançtır fakat partnerimizin dine ve dini sorumluluklara verdiği önemi
bilmemiz onu daha iyi anlayabilmemize yardımcı olur. Tarif edemeyeceğimiz durgunlukların,
boşlukların sebebi dini görevleri yerine getirmeme durumu olabiliyor. Bu boşlukların sebebi
bilinmediğinde partnerimizin yanlış yorumlamasına neden olabiliyor.
Tüm mutlu birlikteliklerin temelinde koşulsuz kabul, empatik anlayış ve güvenin yeri büyüktür. Bazen
basit bir hareketimiz farkına varmaksızın pozitif enerjiye vesile olabiliyor. Örneğin, genelde yabancı
biri geldiğinde dile getirilen bir “hoş geldin” kelimesi partneriniz yanınıza ilk geldiğinde içten bir
şekilde söylendiğinde küçük bir gülümsemeyi getirebiliyor.


Beğendin mi? Paylaşmaya ne dersin :)